aidshastaligi.gen.tr https://www.aidshastaligi.gen.tr Aids, Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, aidshastaligi.gen.tr Mon, 21 Mar 2016 00:00:00 +0000 Sat, 25 May 2019 00:00:00 +0000 60 Aids Nedir https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-nedir.html Wed, 05 Dec 2018 03:50:48 +0000 Aids Nedir, Türkçe edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu olarak adlandırılan AİDS, HIV adındaki virüsün sebep olduğu, kan yoluyla ve ya cinsel ilişki esnasında bulaşan bir hastalıktır. Bu virüs, vücuda girdiği zaman, h Aids Nedir, Türkçe edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu olarak adlandırılan AİDS, HIV adındaki virüsün sebep olduğu, kan yoluyla ve ya cinsel ilişki esnasında bulaşan bir hastalıktır. Bu virüs, vücuda girdiği zaman, hastalığa karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemimizi neredeyse yok eder. Böylece başka ciddi hastalıklara yakalanmamız daha çok kolaylaşır ve en basit bir soğuk algınlığında bile, normal insanların iki katında dirençsizlik ortaya çıkar. Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülen AİDS, her yaş grubunda ortaya çıkabilir.

Bu virüs, vücuda girdikten hemen sonra bir hastalık ortaya çıkarmaz. Ayrıca, bu virüsün vücutta bulunduğunu gösteren herhangi bir şikayet ya da belirti de bulunmamaktadır. Ancak yapılan kan testleri sonucun da fark edilir. Yaklaşık 5-10  yıl sonra belirtiler yavaş yavaş görülmeye başlar. Bu zaman sürecine kadar kişi, mikrobu başka insanlara da bulaştırabilir. Ayrıca şunu bilmek gerekir ki, AİDS hastaları için ölüm kaçınılmaz kötü bir sondur. En çok; Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya gibi büyük ve turistik şehirlerde görülmektedir. Bunun en büyük nedeni de, korunmasız yaşanan cinsel ilişkidir. Hastalığa yakalananların büyük bir bölümü kadındır. Ülkemizde eş cinsel erkeklerde çok görülse de, biseksüel ve madde bağımlısı erkekler ve hemofili hastalarında da bir hayli çok görülmektedir. Bir grup hastada ise hastalığın sebebi bilinmemektedir.

AİDS bulaşma yolu 

  • Kanında bu virüsü taşıyan kişiyle normal ve ya anal ve oral cinsel ilişkiye girilmesi sonucu, özellikle korunmasız bir şekilde cinsel ilişkinin yaşanmasıyla, HIV virüsü sağlıklı kişiye bulaşır.
  • Hamile olan ve HIV virüsünü taşıyan anneden bebeğine, gebelikte ya da doğum esnasında bulaşabilmektedir.
  • AİDS li veya HIV virüsüne sahip kişilerin kanlarına temas edilmesi sonucu ve ya organ nakliyle hastalık ya da HIV virüsü bulaşır.
AİDS Belirtileri

AİDS, virüs bulaştıktan yaklaşık olarak 10 sene sonra da ortaya çıkabilir. Vücuda giren virüs, kan hücrelerine giderek zarar verir ve yok olmasına sebep olur. Bu hücreler yok olmaya başladıktan sonra, vücudun savunma mekanizması gittikçe yavaşlar ve hastalığa yakalanma ihtimali oldukça artar.

Ateş yükselmesi, iştahsızlık ve kilo kaybetme, vücudun bazı bölgelerinde oluşan uçuk ve ya yaralar, kronik akciğer hastalıkları, geceleri aşırı terleme, ishal, öksürük meydana gelir. Lenf bezleri oldukça büyümüştür. Bu belirtilerin hepsinin olması gerekmez. Bir bölümünün bulunması hastalığın düşünülmesi için yeterlidir.

Aids NedirAİDS Tedavisi

Her ne kadar tıpta gelişmeler sürmekte olsa da, AİDS in henüz net bir tedavisi yoktur. Ayrıca bu virüsten koruyacak herhangi bir aşı da kullanılmamaktadır. Yine de birkaç belirli ilacın bir arada kullanılması, hastanın biraz daha uzun ve konforlu yaşam sürmesine destek olmaktadır. Yaşam boyu tedavi gerektirir ve hastanın çok  dikkatli bir hayat sürmesi gerekir. Ayrıca günümüzde AİDS için kullanılan ilaçlar, oldukça pahalıdır.

]]>
Aids Hastalığı https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-hastaligi.html Thu, 06 Dec 2018 00:32:58 +0000 Aids hastalığı, kelime anlamıyla sonradan edinilen bağışıklık yetmezliği tablosudur. Aids, bağışıklık sisteminin çökmesi sonucunda nadir olarak görülen ya da hafif enfeksiyonlar ve kanserlerin daha sık görülmesi, ağır s Aids hastalığı, kelime anlamıyla sonradan edinilen bağışıklık yetmezliği tablosudur. Aids, bağışıklık sisteminin çökmesi sonucunda nadir olarak görülen ya da hafif enfeksiyonlar ve kanserlerin daha sık görülmesi, ağır seyretmesi durumunun oluştuğu bulaşıcı özellikte ve ölümcül sonuçları olan bir hastalıktır. Bu hastalık toplumda erkek, kadın ayırt etmeden, yaş, ırk, sosyal statü gözetmeden herkesi etkileyebilir.

Aids hastalığı nasıl olur

Aids hastalığı HIV adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilir. Virüs bulaştığında, bağışıklık sisteminde hastalıklara karşı koruyucu etkisi bulunan akyuvarları etkiler. Zamanla bunların fonksiyonlarını bozarak, sayıca azalmalarına neden olur. Bu yüzden sağlıklı kişilerde az görülen, hafif seyirli olan hastalıkların daha etkili olmasını sağlar. Bu hastalıklar bağışıklık sistemi zayıfladığı zaman ortaya çıkar, yaklaşık 8-10 yıl içinde etkili olur.

Aids hastalığı taşıyıcılığı nedir

Aids hastalığı tabiri hastalıkların geliştiği 8-10 yıllık süreçten itibaren kullanılır. 8-10 yıla kadar yani hastalığın virüsünün bulaşmasıyla birlikte kişiler Aids taşıyıcı, HIV taşıyıcı, HIV pozitif olarak tanımlanır. Taşıyıcı olan kişilerinde hastalığı bulaştırması mümkündür. Özellikle hastalığın farkında olunmadığı bu süreçte bulaştırıcı özellikle daha fazladır.

Aids hastalığı belirtileri nelerdir

HIV virüsü bulaştıktan sonra kişilerde 2 dönem halinde belirtiler ortaya çıkar. İlk dönem virüs bulaştıktan sonra, 15-60 gün sonra ortaya çıkan grip tarzındaki belirtilerdir. Bunlar 3-5 gün sürebilir ya da 1-2 ay devam edebilir. Hastalarda lenf bezleri büyümesi, ateş, cilt döküntüsü, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, kusma gibi belirtiler oluşur. Hastalık bundan sonra 8-10 yıl sürecek belirtisiz bir sürece girer. Bu süre bazen 2 yıl, bazen de 20 yılda olabilir. Bağışıklık hücrelerinin tehlikeli derecede sayısı düşünce hastalarda kilo kaybı, baş ağrısı, kırgınlık, nedensiz ateş yükselmesi, lenf bezlerinin büyümesi, sebebi bilinmeyen ishal, enfeksiyonlar, ciltte pullanma, herpes virüs enfeksiyonları, mantar gibi belirtiler ortaya çıkar. Ancak ister taşıyıcı olunan dönemde, ister hastalığın etkin olduğu dönemde, Aids hastalığına bağlanan net bir belirti bulunmamaktadır. Bu yüzden hastalık konusunda şüpheler varsa ya da bulaştığı düşünülüyorsa, mutlaka doktora gidilmelidir. Özellikle gelişme döneminde kanser ve enfeksiyon belirtileri görülebilir.

Aids nasıl bulaşır

Hastalığı taşıyan kişilerin bütün yaşamsal sıvılarında farklı oranlarda HIV virüsü bulunur. Kanda, vajina sıvısında, sperm sıvısında fazla miktarda, idrarda, tükürük salgısında, anne sütünde virüs daha az olur. Bu nedenle toplumda virüsün yoğun bulunduğu sıvılardan bulaşma daha fazla görülür. Cinsel temas yoluyla, kan ve kan ürünlerinin kullanımıyla, doğumda anneden bebeğe bulaşma yaygın şekilde olur. Günümüzde kan ve kan ürünleri artık HIV virüsü açısından kontrol edildiğinden, bu yolla bulaşıcılık oldukça azaltılmıştır. Cinsel aktivitenin fazla olduğu dönemlerde, insanlar daha fazla risk altındadır. Özellikle çok eşli cinsel ilişki yaşayanlar dikkatli olmalıdır. Damardan uyuşturucu kullananlarda aids hastalığı riski taşıyabilir.

Aids nasıl bulaşmaz

Toplumda bu hastalığı taşıyanların dışlanmaması için hastalığın nasıl bulaşmadığı konusunda da bilgi sahibi olunması gerekir. Hasta olan kişilere dokunmakla, sarılmak ve el sıkışmakla aids bulaşmaz. Aynı evin içinde yaşanması, aynı masada oturulması, çatal, kaşık, bardak gibi eşyaların ortak kullanılması, banyonun, tuvaletin, havuzun kullanımı, telefon kulaklığının kullanılması, ter, gözyaşı gibi salgılar, sinek ısırığı gibi etkenlerle aids hastalığı bulaşmaz.

Aids tanısı nasıl yapılır

Hastalığın seyrinde belirgin bir belirti olmadığından, aids hastalığ]]> Aids Nasıl Bulaşır https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-nasil-bulasir.html Thu, 06 Dec 2018 10:29:10 +0000 Aids Nasıl Bulaşır, Aids hastalığında HIV virüsünün yirminci yüzyılın başlarında insanlara geçtiği bilinmektedir. Bu HIV virüsünün bulaşma nedeni Orta Afrika'ya giden avcıların şempanze gibi birçok hayvanla temas Aids Nasıl Bulaşır, Aids hastalığında HIV virüsünün yirminci yüzyılın başlarında insanlara geçtiği bilinmektedir. Bu HIV virüsünün bulaşma nedeni Orta Afrika'ya giden avcıların şempanze gibi birçok hayvanla temaslarından dolayı kaptıkları düşünülüyor.

Aids HIV etkeni insanların bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan ve cinsel yolla bulaşan bulaşıcı bir hastalıktır. Aids hastalığı anneden bebeğe, kan yoluyla ve cinsel ilişki ile bulaşmaktadır. Aids hastalığı birden kendini belli etmez hasta kişi kendi kendine tanı koyamaz. Aids hastalığı bazen yıllarca hiç belirti vermeden insan vücudunda kalır.

Ancak laboratuvarlarda hastada alınan kan örneği ile HIV teşhisi konulabilir. Aids hastalığının bu günümüze kadar henüz aşısı bulunamamıştır, kesin tedavisi yoktur. Aids hastalığından üç çeşit HIV virüsü bulunmaktadır.

Aids Nasıl BulaşırAids bulaşma yolları: HIV virüsü oral seks, anal seks ve vajinal seks, kan, doku yolluyla bulaşmaktadır.

HIV virüsünün en yaygın bulaşma yönü heteroseksüel, homoseksüel ve biseksüellerde korumasız ilişkiye girenlerde görülmektedir. HIV virüsünün bir diğer bulaşma yönü ise korumasız anal ilişkisidir.

Cinsel yol ile aids bulaşması: Kanında HIV virüsü taşıyan kişiler korumasız olarak oral veya anal ilişkiye girmelerinde sağlıklı kişiye bulaşır.  Cinsel sıvılar, sperm ile bulaşır. HIV virüsü taşıyan kadın veya erkek cinsel organında ve makattaki bulunan yaralar, çatlaklar vasıtasıyla sağlam insanın vücuduna bulaşır.

Kan yoluyla aids bulaşması: Aids kan, kan ürünleri ile bulaşmaktadır. Sterilize edilmeden kullanılan iğneler, enjektörler, jilet ve makas gibi kesici aletlerin kullanılmasıyla bulaşmaktadır.

Kan yoluyla aids virüsünün bulaşmaması için ilk önce HIV virüsü taşıyan kişiden alınan kan, sperm, doku ve organın sağlam kişiye verilmesiyle bulaşır. Özellikle kan hastası olup devamlı kan nakli yapılan hastalar HIV virüsüne yakalanma riski çoktur.

Kan yoluyla aids bulaşmasını önlemek için nakil yapılacak kan, doku, organ, sperm alınacak kişilerin önce testler yapılarak taranması yapılmalıdır. Kontrolü yapılmamış kanlar ve kan ürünlerinin hiçbir şekilde kullanılmaması gerekir.

Aids virüsü taşıyan ve uyuşturucu kullanan kişilerin damardan uyuşturucu verdikleri enjektörü, iğneyi ortak şekilde kullanmaları HIV virüsünün bulaşmasına neden olur.

Anneden bebeğe aids bulaşması: Anne karnındaki bebeğe anne yoluyla bulaşır veya süt yoluyla bulaşmaktadır. HIV virüsü taşıyan anne gebelikte veya doğum esnasında bulaşır. Gebe kalmak isteyen hasta annenin gebelikten önce HIV virüsünün bebeğe bulaşma riskini en erken zamanda öğrenmek ve önlemleri almak amaçlı aids taraması ve testler, laboratuvar tetkiklerinin yapılması gerekir.

Aids virüsünün belirtileri: Aids virüsünün bulaşması ilk başlarda kendini belli etmeyebilir. HIV virüsü girdiği vücutta 10 yıl sonra ortaya çıkar. Vücuda giren HIV virüsü kan hücrelerine zarar verir hücrelerin yok olmasına neden olur. HIV virüsünün kendisini belirtmesi Yüksek ateş, kilo kaybı, vücuda uçuklar, yaralar çıkması birkaç belirtilerdendir.

Aids hasta kişiyle aynı tabakta yemek yenmesi aynı çatal kaşık kullanılmasıyla bulaşmamaktadır. Öksürük, yanaktan öpüşme, sarılma bunlarla HIV virüsünün bulaşmayacağı bilinir.

]]>
Aids Bulaşma Yolları https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-bulasma-yollari.html Thu, 06 Dec 2018 11:34:29 +0000 Aids Bulaşma Yolları, özellikle kişiler arasında yayılımı cinsel ilişki yoluyla, annesinden bebeğine ve kan yoluyla kolaylıkla bulaşabilmektedir. Kişide AIDS olduğuna dair belirli bir işaret bulunmamaktadır. Bu nedenle kişini Aids Bulaşma Yolları, özellikle kişiler arasında yayılımı cinsel ilişki yoluyla, annesinden bebeğine ve kan yoluyla kolaylıkla bulaşabilmektedir. Kişide AIDS olduğuna dair belirli bir işaret bulunmamaktadır. Bu nedenle kişinin kendisine AIDS hakkında tanı koyması kesinlikle mümkün değildir. Kişide AIDS tanısı kan örneği alınarak laboratuvarda yapılan inceleme sonrasında yapılabilmektedir. AIDS virüsünden korunmak için mutlaka önlemler alınmalıdır. Eğer cinsel ilişkiye gireceğiniz kişinin AIDS hastası olup olmadığı hakkında bilginiz yoksa, özellikle kondom kullanmaya dikkat edin. Kontrolü yapılmayan kan ürünlerini ve kan kullanılmamasına özen gösterin. Ortak paylaşımda iğne, şırınga, kesici alet, ve delici aletleri kesinlikle paylaşılmamalıdır. AIDS virüsü özellikle vücut dışında oldukça dayanıksız olan ve yaşayamayan virüstür ve dış ortamda yaşayamaz ölür. Bu nedenle sarılma, el sıkışma, aynı olan tabaktan yemek yemek, ortak kullanım olan tuvalet ve banyoyu kullanmak ve dokunma yolu ile bulaşma tehlikesi yoktur. 

Cinsel Yol İle AIDS Virüsünün Bulaşması, AIDS hastalığı en çok erkek ile kadın arasında olan cinsel ilişki yoluyla bulaşmaktadır. Bunun dışında eşcinsel olan kişilerde de AIDS hastalığının bulaşmasında en etkili olan yollardan birisidir. Çoğunlukla cinsel ilişki esnasında hem kadının hem de erkeğin cinsel organında ya da makatta meydana gelmiş olan küçük zedelenmelerden dolayı AIDS virüsü sağlıklı kişiye kolaylıkla bulaşabilmektedir. Ayrıca kişilerin cinsel organlarında hiç bir şekilde hasar olmasa bile kolaylıkla bulaşabilir. Hatta AIDS hastası olan kişinin cinsel ilişki sayısındaki artış sebebi ile bulaşma riski oldukça fazla artmaktadır. Özellikle AIDS hastası olan kişiye tek bir sefer yapılan cinsel birleşme sonrasında bile bulaşması mümkün olmaktadır. Cinsel ilişki sırasında kadının cinsel organının çok geniş yüzeyli bir dokusunun olması ve erkeğinde yüksek yoğunlukta AIDS virüsünü içeren meniye sahip olduğu için kadınlara bu hastalığın bulaşma riski oldukça yüksektir. 

Aids Bulaşma YollarıKan Yolu İle AIDS Virüsünün Bulaşması, bu virüsü taşıyan kişiden alınmış olan kan, organlar, kan ürünleri, sperm ve dokuların başka kişilere transferinin yapılması ile AIDS virüsünün kolaylıkla bulaşmasına sebep olabilir. Özellikle kan nakli ihtiyacı duyan kişiler bu duruma bağlı olarak diğer normal insanlara oranla çok fazla risk altında olan kişiler olarak görülmektedir. Ayrıca HIV virüsünün yalnızca kan yoluyla değil, makas, enjektör, delici ve kesici olan aletler, sterilize olmamış iğneler ve jilet gibi malzemelerin ortak kullanımı risk altında olan gruplar içerisinde yer almaktadır. Kişiden kişiye kan yolu ile AIDS hastalığının önlenmesi için öncelikle bütün kan ürünlerinin, alınan kanın, sperm, doku ve organ veren kişilerin mutlaka uygun olan testlerle taranması gereklidir. Eğer kontrolü yapılmamış kan ya da kan ürünleri varsa kesinlikle kullanılmamalıdır. 

Anneden Bebeğe AIDS Virüsünün Bulaşması, AIDS hastası olan bir anne kendi taşıdığı bebeğine kolaylıkla bu hastalığı bulaştırabilir. Genellikle HIV virüsü anne adayının gebelik sırasında, doğum esnasında ya da emzirme döneminde anne sütünden kolaylıkla bebeğine geçiş yapabilmektedir. Annesinden bebeğine AIDS virüsünün bulaşmasını engellemek için ve erken tanının yapılabilmesi bakımından, mutlaka hamilelik öncesinde anne adayının HIV virüsü tarama testi yaptırması gerekmektedir. AIDS hastalığının kesin teşhisi için laboratuvar tetkikleri yaptırılmalıdır. Eğer tarama için alınan örnekte HIV virüsü pozitif olarak değerlendirilmiş ise, çok daha ileri teknik ile "western blot" tekniği kullanılarak doğrulama yapılmalıdır. Ayrıca farklı sebeplere bağlı olarak bazen HIV virüsü pozitif olarak görülebilmektedir. Eğer doğrulama testinde sonuç pozitif ise, kişi AIDS hastası demektir.
]]>
Dünya Aids Günü https://www.aidshastaligi.gen.tr/dunya-aids-gunu.html Fri, 07 Dec 2018 04:35:30 +0000 Dünya Aids Günü:  Her yıl 1 Aralık günü tüm dünyada kutlanmaktadır. AIDS, virüsü korunmasız damar içi madde kullanımı,cinsel temas, kan transfüzyonu, ortak paylaşılan enjektörler  gibi yollarla ve gebelik ya da doğum Dünya Aids Günü:  Her yıl 1 Aralık günü tüm dünyada kutlanmaktadır. AIDS, virüsü korunmasız damar içi madde kullanımı,cinsel temas, kan transfüzyonu, ortak paylaşılan enjektörler  gibi yollarla ve gebelik ya da doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilen ölümcül bir hastalık türüdür. Geçiş yolları nedeni ile HIV enfeksiyonu, yetişkinler ile beraber, tüm yaş gruplarında görülebilmektedir. Önlenebilecek bir hastalık olan AIDS ile mücadelenin en etkili yolu, korunma önlemleri almaktır. Tek eşlilik ile beraber, cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit bir şekilde korunma yolları içerisinde yer almaktadır. Hastalığın tam anlamı ile tedavisi bulunmamakla beraber uygulanan ilaç tedavileri ile ölümler azaltılabilmekte ve kişiler yaşantılarına devam edebilmektedir. Hatta günümüzde uygulanan ilaç tedavisi ile bulaşma özelliği azalmakta, hamilelik sırasında uygulanan tedavi ile beraber anneden bebeğine hastalık bulaşması engellenebilmektedir. Hastalıktan korunmak için henüz bir aşısı bulunmamaktadır. BM'nin 2014 yılında yayınladığı AIDS raporu doğrultusunda, dünyada 2013 yılı içinde yaklaşık 2,1 milyon kişinin HIV’ virüsüne yakalanmış olduğu, 35 milyon taşıyıcının olduğu ve 1,5 milyon kişinin bu hastalıktan öldüğü tahmin edilmektedir. 

Dünya Aids Günü: 1 Aralık Dünya AIDS Günü bilincin arttırılması ve farkın dalık yaratmak için adanmış bir gündür. Bu günde bir çok etkinlikler yapılmakta uzmanlarca konferanslar verilmektedir. Tabi hükümetlerde Dünya Aids GünüDünya Aids Gününe destek vermekte halkı bu konuda bilinçlendirmekte dir. 1995 yılından bu yana kutlanmakta olan bu gün AIDS hastalığı ile mücadelede önemli bir katkı sağlamıştır. Hastalıkta ölen ki sayısı ve tedaviye verdiği olumlu cevap açısından Dünyada ki yıkıcı hastalıkların başında gelmektedir. AIDS taşıyıcılığı ve sahip olunması açısından çocuklarında içerisinde yer alması da hastalığı daha bir vahim duruma getirmiştir.
]]>
Aids Öpüşmeyle Bulaşırmı https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-opusmeyle-bulasirmi.html Sat, 08 Dec 2018 00:08:22 +0000 AIDS öpüşmeyle bulaşır mı, Bütün dünyada ölüme sebep olan hastalıkların ilk sırasında yer alan AIDS hastalığı bilindiği gibi bulaşıcı hastalıkların ilk sırasında yer alır. Bu hastalığın tıp dilinde diğer ismi d AIDS öpüşmeyle bulaşır mı, Bütün dünyada ölüme sebep olan hastalıkların ilk sırasında yer alan AIDS hastalığı bilindiği gibi bulaşıcı hastalıkların ilk sırasında yer alır. Bu hastalığın tıp dilinde diğer ismi de hıv virüs olarak bilinir. Çeşitli yollarla insandan insana geçen AIDS hastalığı kan yoluyla, cinsel ilişki ile, anneden bebeğe geçerek, azda olsa öpüşme yoluyla bulaşan hastalıklar arasında yer almaktadır.

 Bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan AIDS virüsü Oral, anal, cinsel yollarla bulaşan hastalıklar arasındadır. AIDS hastalığı olan hıv virüsü vücuda girdiği zaman uzun vadede kendini belli etmeden vücutta yaşayabilir. Bulaşıcı hastalıkların ilk sırasında bulunan bu hastalık bulaşması en zor olan hastalıklar arasında da yer alırken; hıv virüsünün bulaşması o kadar kolay değilken ağız yoluyla az bir ihtimal ile bulaşma riski görülmektedir.
 
Öpüşme sırasında kişinin ağzında yara varsa  veya  tükürükte gözle görülebilecek miktarda kan bulunuyor ise öpüşme esnasında diğer kişiye bulaşması gözlenir. Ancak bu ihtimaline olması oldukça düşüktür. Ağızda yara yok ise ve tükürükte kan bulunmuyor ise bu ihtimal de yok denecek kadar yoktur. Cinsel ilişkide, kan yolu ile bulaşan hastalıklar arasında yer alırken; çok az bir miktarda tükürükte bulaşan bir virüs olarak insan bedeninde yer alır. Bu virüsün tükürük yoluyla kesin olarak bulaşmaz denmesi yanlıştır. Ancak bu risk oldukça düşüktür.

Aids Öpüşmeyle BulaşırmıTükürük yoluyla veya cinsel yolla bulaşan bu hastalık ortalama olarak 10 yıl boyunca vücutta kendiliğinden yaşarken, gerekli bulgu göstermeden varlığını sürdürebilir. Ancak kan yoluyla bu hastalık bulaşmış ise virüs vücuda girdiği andan itibaren başkalarına ulaşabilmektedir. AIDS virüsü saptandığı zaman gerekli tedavinin uygulanması oldukça önemlidir. Tedavi edilmeyen AIDS virüsü başka hastalıklara da sebep olabilir. AIDS virüsü vajinal ve cinsel ilişki sırasında vücuda girebilirken, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ilk sırasında yer alır. Tükürük yoluyla yani öpüşme ile bulaşma ihtimali oldukça düşük iken; vücuda girdikten sonra uzun süreler kendini belli etmeyebilir. Tükürük yoluyla bulaşması diğer bulaşma şekillerine göre daha uzun süre varlığından habersiz yaşanılmasına neden olur.
]]>
Aids İlaçları https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-ilaclari.html Sat, 08 Dec 2018 18:23:48 +0000 AİDS ilaçları kronik bir rahatsızlığa neden olan HIV virüsünün oluşturduğu etki nedeniyle bağışıklık sisteminde zayıflayan hücrelerin güçlenmesi amacıyla kullanılan ilaçlardır. Bilindiği üzere Aids hastalarının bağ AİDS ilaçları kronik bir rahatsızlığa neden olan HIV virüsünün oluşturduğu etki nedeniyle bağışıklık sisteminde zayıflayan hücrelerin güçlenmesi amacıyla kullanılan ilaçlardır. Bilindiği üzere Aids hastalarının bağışıklık sistemi çökmüş durumda olur. Bu yüzden Aids hastalarına bağışıklık sistemlerinin güçlenmesini sağlamak amacıyla ve hastalığa karşı kronik bir savaş açması için bazı ilaçlar kullanmaktadır. 

Aids ilaçları ile cd4t bağışıklık hücrelerinin güçlenmesi sağlanır ve bu ilaçların başlıcalarına baktığımız zaman karşımıza Viread, Emtriva ve Sustiva adlı ilaçlar çıkmaktadır. Aids hastaları için üçlü bir kokteyl olarak düşünülen bu ilaçlar farklı periyotlarda ayrı ayrı kullanılabileceği gibi geliştirilen tek bir hap ile bu üç hapın etkilerinden yararlanabilmek de mümkündür. Tek bir hap olarak kullanılması hastaların psikolojik olarak kendini daha rahat hissetmesine olanak sağlayabilmektedir.

Aids hastalarının çeşitli aids ilaçlarını kullanmaları durumunda bazılarını aç bazılarını tok karna kullanmaları gibi bir zorunluluk bulunmaktadır. Bu hem hastanın sürekli ilaç saatlerini değerlendirmek zorunda kalmasına neden oluyordu, hem de bazı periyotların kaçırılması durumunda hastalığın bu ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmasına neden olabiliyordur. Bu sorunla karşı karşıya kalmamak için tek bir hap kullanmak daha doğru bir seçim olabilmektedir. Üstelik maddi açıdan da bu ilaçların tek hapta toplanmış olması daha doğru bir seçim olarak karşımıza çıkabilmektedir. 

Aids İlaçlarıAids ilaçları AİDS hastalığını tamamen iyileştirmek amacıyla kullanılan ilaçlar değildir. Bu ilaçlarla sadece HIV'in kandaki miktarını azaltıp bağışıklık sisteminizin zarar görmesini daha aza indirebilmeniz mümkün olmaktadır. Bu ilaçlar sayesinde yaşam kalitenizi yükseltebilmeniz ve yaşam sürenizi uzatabilmeniz mümkün olmaktadır. Ancak, HIV'e karşı etkili olan ve antiretroviral ilaçlar olarak da bilinen bu ilaçların hastalığı yenmede kesin bir çözüm sunmadığını belirtmek gerekmektedir.

Aids İlaçları
  • (NRTI) Nükleozit Revers Transkriptaz İnhibitörleri: Aids virüsünün revers transkriptaz adı verilmekte olan bir proteinini etkilemektedir.
  • (NtRTI) Nükleotit Revers Transkriptaz İnhibitörleri: NRTI'lerle benzer bir şekilde çalışmaktadırlar. 
  • (NNRTI) Nonnükleozit Revers Transkriptaz İnhibitörleri: Revers transkriptazı hedefleyen bu ilaçlar bunu NRTI'ler ve NtRTI'lerden farklı olarak gerçekleştirmektedirler. 
  • (PI) Proteaz İnhibitörleri: Proteaz adlı Aids virüsü proteinine etki etmektedirler.
  • Füzyon ve Giriş İnhibitörleri: Bu ilaçların HIV'in bağışıklık sisteminde bulunan hücrelere tutunmuş olduğu noktayı hedefleyip ya da direk olarak HIV'e tutunarak bir virüsün hücreye girişini engellediği görülmektedir.
]]>
Aids Aşısı https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-asisi.html Sat, 08 Dec 2018 18:43:59 +0000 AIDS Aşısı, California Üniversitesi'nde görev yapan profesör Bıll Berman tarafından başarıyla geliştirildi. AIDS Aşısı'nın yaklaşık 3 yıl klinik testlerden geçirileceği bildirildi. AIDS hastalığına sebep olan HIV AIDS Aşısı, California Üniversitesi'nde görev yapan profesör Bıll Berman tarafından başarıyla geliştirildi. AIDS Aşısı'nın yaklaşık 3 yıl klinik testlerden geçirileceği bildirildi. AIDS hastalığına sebep olan HIV virüsüne karşı etkili olduğu sanılmaktadır.

Çalışmalarını 90'lı yıllarından beri sürdüren Profesör Bıll Berman, Genentec adlı firmada çalışırken HIV virüsüne karşı bir aşı geliştirmişti. Geniş çaplı deneme sınavından geçirilen aşı 2003-2009 yıllarında, Tayland'da 16.000 kişi üzerinde denenmeye başlandı. Yüzde 31 oranında başarı yakalayan AIDS Aşısı, bir umut oldu. Ancak makamdan onay alabilmesi için yüzde 60'ın üzerinde olmalıydı. 

O günden bu günlere kadar çalışmalarına devam eden Prof. BERMAN AIDS Aşısı'nda çok büyük bir ilerleme kaydettiğini ve HIV virüsü üzerinde çok büyük  etkiye sahip bir aşı geliştirdiğini açıkladı.

Virüs çok hızlı, rastgele ve mutasyona uğrayarak saldırdığından, mücadele etmenin çok zor olduğunu belirten Prof. BERMAN, bu mücadelede en önemli unsurun vücuda HIV virüsü yerleşmeden mücadele eden antikorları yerleştirmek olduğunu bildirdi.

Prof. BERMAN daha önceki AIDS Aşısı denemelerinden farklı olarak, onlarda eksik olan şeker moleküllerini eklediklerini ve bu moleküllerin AIDS Aşısını etkili hale getirdiğini iletti.

BERMAN, " vücuda girdikten sonra milyonlarca kopya üreten virüs sürekli değişiyor, bağışıklık da bu değişime ayak uydurmaya çalışıyor. Bizim ürettiğimiz Aids AşısıAIDS Aşısı bulaşmayı tamamen önlemeye yönelik. Virüsün vücutta yer edinmemesi için tamamıyla koruma oluşturmaya çalışıyoruz" dedi.

AIDS Aşısı, kan dolaşımına encekte edildiğinde hastanın bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek HIV virüsünü tanımaya ve yok etmeye programlanmış antikorlar üretilmesini sağlıyor.

Antwerp Üniversitesi'nde ise, üniversite çalışanları ve bilim adamları yeni geliştirilen AIDS Aşısı'nı gönüllüler üzerinde denemeye başladılar. Gönüllülerin kendi savaşçı hücrelerinden üretilen AIDS Aşısı güvenli ve limitli de olsa şimdilik umut verici. 

Gönüllülere 4 haftalık sürelerde dört kez, üzerinde çalışılmış kendi hücrelerinden küçük bir miktar geri encekte edildi. Gerçekten aşının bilinen hiçbir yan etkisi olmamasına rağmen, her bir aşılamadan sonra CD8 savaşçı hücreleri, virüsü gittikçe daha çok tanınır hale getirmektedir. HIV hala proteinlerini hızlıca değiştirmekte ve bir kaç virüs AIDS Aşısı'ndan kurtulabilmektedir. 
]]>
Aids Bulaşma Riski https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-bulasma-riski.html Sun, 09 Dec 2018 13:19:37 +0000 Aids Bulaşma Riski, AIDS bulaşma yolları arasında, cinsel ilişki yolu ile kan yoluyla ve anneden bebeğine geçmektedir. Bir insanda HIV/AIDS olduğunu belli edecek net bir emare bulunmamaktadır. Kişinin kendi kendine tanı koy Aids Bulaşma Riski, AIDS bulaşma yolları arasında, cinsel ilişki yolu ile kan yoluyla ve anneden bebeğine geçmektedir. Bir insanda HIV/AIDS olduğunu belli edecek net bir emare bulunmamaktadır. Kişinin kendi kendine tanı koyması  ise asla mümkün olmamaktadır. Kesin tanı ancak alınacak kan örneği ile laboratuvar ortamında yapılan HIV testi ile konulmaktadır. AIDS'in  kesin tedavisi henüz yoktur ve henüz koruyucu bir aşısı da bulunmamaktadır. Korunmasız olarak yapılan tek bir cinsel ilişki ile bulaşma riski tam olarak bilinmemekle birlikte, HIV'in erkekten kadına ve kadından erkeğe geçmesi kesin olarak bilinmektedir. Erkekten kadına geçişi, kadından erkeğe geçişine göre daha iyi bilinmektedir. Hastalıklı erkeğin menisinin HIV içermesi ile, bunun da büyük bir olasılık ile zaten meninin içinde bulunan lenfositlerin infekte hale gelmesi şeklinde olduğu düşünülmektedir. Vajinanın içerisine giren HIV'in viral çoğalmayı başlatabilmesi için kan dolaşımına girmesi gereklidir. Vajinanın çeperinde bulunan ufak yarıkların virüsün kan dolaşımına girmesindeki esas yol olduğu tahmin edilmektedir. Bazı çalışmalar gösteriyor ki kadınlar tek bir cinsel temas sonrası infekte olmaya erkeklerden daha yatkın olmaktadırlar. Bu fark, vajinanın mukozasında bulunan potansiyel virüs giriş yerlerinin, penis yüzeyin oran ile çok daha fazla olması ve dolayısı ile vajinanın penise oranla daha büyük miktarda infeksiyöz materyale maruz kalması ile açıklanmaktadır.

Aids Bulaşma RiskiAids Bulaşma Riski: HIV vücut dışında uzun süre yaşayamayan çok dayanıksız bir virüs türüdür ve dış ortamda kısa sürede ölmektedir. Bu yüzden el sıkışma, sarılma, dokunma, aynı tabaktan yemek yeme ile, tuvalet ve banyolardan geçme tehlikesi bulunmamaktadır. Bu nedenle AIDS'e yakalananları gereksiz yere dışlamamak ve onlara destek olmak gereklidir.

AIDS'ten korunmak için şu önlemlerin alınması gereklidir;
  • HIV/AIDS taşıyıp taşımadığı bilinmeyen kişi ile girilen cinsel ilişkilerde kesinlikle prezervatif kullanmak gereklidir.
  • Şırınga, jilet gibi her türlü delici ve kesici alet, iğne  gibi ürünler başkaları ile paylaşılmamalıdır.
  • Kontrol edilmemiş kan ve kan ürünleri kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Evlilik hazırlığı yapan çiftler ve hamilelik öncesinde AIDS için HIV testi yaptırmalıdır.
]]>
Aids Virüsü https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-virusu.html Sun, 09 Dec 2018 20:34:25 +0000 Aids Virüsü, Çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi de AISD virüsüdür. AIDS edinilmiş bağışıklık yetmezliği rahatsızlığıdır. Vücudun bağışıklık sistemini çalışamaz duruma getirir. AIDS virüsü büt Aids Virüsü, Çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi de AISD virüsüdür. AIDS edinilmiş bağışıklık yetmezliği rahatsızlığıdır. Vücudun bağışıklık sistemini çalışamaz duruma getirir. AIDS virüsü bütün dünyayı ilgilendiren yaygın bir sağlık problemidir.  Halen bile tedavisi bulunamamıştır. Vücudun bağışıklık sistemini yok etmesi sebebiyle ölümcül bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminin yok olması sebebiyle vücut en küçük bir enfeksiyona bile direnç gösteremez ve hastalık ölüm ile sonuçlanır. Bulaşıcı bir hastalık olan AIDS hastalığının etkeni HIV (Human Immune deficiency Virüs)’dir. Normal durumda lökositler ve lenfositler vücuda giren bakterileri etkisiz hale getirerek bedeni hastalıklara karşı korur. AISD hastalığında HIV, lenfositlerin içerisine girerek burada ürer. Daha sonrada lenfositleri öldürür. AIDS’li hastalarda lenfositlerin etkisiz hale gelmesiyle bağışıklık sistemi zayıflar. Böylece değişik enfeksiyonlar ve tümörlerin meydana gelişi kolaylaşır. Oldukça tehlikeli ve bulaşıcı bir rahatsızlık olan AIDS virüsünün bedendeki etkileri şunlardır: Aids Virüsü

  • Eğer nedeni belli olmayan kısa süreli olmayan yorgunlukların görülmesi. 
  • Lenf düğümlerinde sebebi bilinmeyen ya da açıklanamayan şişlikler. 
  • Uzun zaman ateş içinde kalınması, on günden fazla olan ateşlenmeler. 
  • Sebebi belli olmayan çok hızlı kilo kayıpları. 
  • Gecelerce terler içinde kalma. 
  • Ciltte meydana gelen renk bozuklukları. 
  • Açıklanamayan öksürük ve boğaz ağrısı. 
  • Sürekli olarak ishal olma. 
  • Nefes darlığının meydana gelmesi. 
  • Ağız içerisinde mantar mikroplarının olması. Kolay bir şekilde yaralanmalar.  
  • Açıklanamayan kanamaların meydana gelmesi. 
  • Zihinde meydana gelen karışıklık  görülür. Bu aşamaların ardından hasta komaya girerek hayatını kaybeder.

Hastalık belirtilerin güçlenmesinin ardından teşhis için ELIZA ve Western Blot testi yapılır AIDS virüsünün bulaşması birçok yolla olmaktadır. AISD’in  bulaşması cinsel temasla, kan yoluyla ve anneden bebeğe eş yoluyla olur. AIDS virüsünün bulaşma riskin en fazla olduğu gruplar:

  • Güvenli cinsel ilişkisi bulunmayan, 
  • Birden fazla bireyle cinsel ilişkisi olanlar, 
  • Eş cinsel ilişkisi olanlar, 
  • Uyuşturucu bağımlıları, 
  • Kan ürünleri kullanması gerekenler, 
  • Sağlık personellerinde bulaşma riski fazladır.

]]>
Aids https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids.html Mon, 10 Dec 2018 03:31:23 +0000 Aids, Vücuttaki bağışıklık çökmesi ve vücudun, içine girmiş olan mikroplu bir virüsün neden olduğu hastalıktır. Ayrıca cinsel ilişkiyle  ve kan yoluyla da bulaşan bir hastalık olan sinsice vücuda girip yıllarca saklanan Aids, Vücuttaki bağışıklık çökmesi ve vücudun, içine girmiş olan mikroplu bir virüsün neden olduğu hastalıktır. Ayrıca cinsel ilişkiyle  ve kan yoluyla da bulaşan bir hastalık olan sinsice vücuda girip yıllarca saklanan uzun yıllar boyunca hiç bir belirti göstermeden vücudun içerisinde yaşar. Başka hastalıklara daha çabuk yakalanan vücudun direnci düşük olması sebebi ile hasta olan kişi soğuk, algınlığında bile vücudu direnç gösteremez. Aids hastalığı kan tetikleri sonucu ortaya çıkar, hasta olan kişi kendisinin aids olduğunu bilmiyorsa başka kişilere bulaştırır. Aids hastası olan kişiler kesinlikle cinsel ilişkiye girerken korunmalıdır. Bu hastalıkta  ölümden kaçınılmaz bir sonla biter tedavisi tam olarak yoktur. Geçici olarak doktorun verdiği ilaçlar kullanılır fakat bunlar hasta olan kişiyi sadece uzun ve rahat yaşamaya bir süre yardımcı olur. Bu hastalığın ilaçları günümüzde oldukça pahalı ilaçlardır, hasta kendini çok iyi korumalıdır kendine çok iyi bakmalıdır. Yaş grubu olarak her yaşta kişi bu hastalığa yakalanabilir kadın, erkek fark etmez.

Aids belirtileri
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı, ishal, akciğer, hastalıkları
  • Ateş yükselmesi, kuru öksürük, terleme
  • Vücudun bazı yerlerinde yara ve uçuk çıkması 
Aids tanısı

Vücutta enfeksiyon olduğu belirtilmiş ise Elisa testi hemen yapılır yapılan bu test oldukça etkili bir yöntemdir. Sonuçta virüs olduğu görülmemiş ise 4 ay sonra yeniden bu testler yapılır tek başına yeterli olmayan bu testlerin yanı sıra hiv testleri de istenilir. Yapılan bu testler sonucu hasta takibe alınarak sürekli kontrol altında olası gerekir. Bu tür hastalarda aynı tabaktan yemek yenmesi başkasına bulaşacak anlamına gelmez. Öksürme, sarılma, gibi durumlarda bulaşma olasılığı yoktur. Konulan tanı ise hasta olan kişinin cinsel hayatında olacağı beraberlikte korunmadan bir cinsel hayatı düşünmemesi gerekir.

AidsAids tedavisi

Bu virüs için uygun kullanılacak bir aşı ilerleyen tıp dünyasında gelişmeler ne kadar var ise aids hastalıklarının tedavisi yoktur ve geliştirmemiştir. Yapılması gereken doktorunuzun vermiş olduğu ilaçları kullanarak hastanın yaşayacağı hayatı daha kolaylaştırıp rahatlamasını sağlamaktır. Hastanın her an daha dikkat etmesi kendine iyi bakıp koruması gerekir. Yaşadığı süre içinde hayat boyu tedavi edilmesi gerekir. Ölümcül bir hastalık olan aids hastalığı çaresi olmayan bir virüs vücudu alt üst edecek hale getiren ve tıp dünyasında bu hastalığı ortadan kaldıran bir tedavi yoktur. Vücudun içindeki virüsü kontrol altına alabilmek ve çoğalmasını önlemesi için ilaç tedavisi olmak şarttır. Yapılan tedavi sonucu hastanın daha uzun yaşam süresinin olduğu görülür.
]]>
Aids Testi https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-testi.html Mon, 10 Dec 2018 17:25:54 +0000 Aids Testi, Hastalığı yapan organizmalar, virüsler, bakteriler ve mantarlar olabilir. Bütün bu hastalıklar bir veya birkaç yolla insana geçebilme özelliğidir. İnsandan insana, hayvandan insana olduğu gibi, topraktan i Aids Testi, Hastalığı yapan organizmalar, virüsler, bakteriler ve mantarlar olabilir. Bütün bu hastalıklar bir veya birkaç yolla insana geçebilme özelliğidir. İnsandan insana, hayvandan insana olduğu gibi, topraktan insana da bulaşma gerçekleşebilir. Aids kan yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bu nedenle kan üzerinden test yapılır. Bunun da ismi elisa (anti-hiv) testidir. Aids teşhisi için yapılan testler, kan örneği alınarak yapılması gereken bir durumdur. Hiv vücuda girdikten sonra vücut savaşmak için antikor denilen maddeler üretmeye başlar. Fakat bu antikorların oluşabilmesi için üç aylık bir dönem gerektirebiliyor. Bu ilk üç aylık döneme pencere dönemi denilmektedir. Vücudun oluşturduğu antikorları tespit edebilmek için Anti-Hiv testi yapılır. Söz konusu olan antikorlar bu dönemde henüz oluşmadığından dolayı Anti-Hiv testi yanıltıcı olabiliyor. Bu test ile elde edilen pozitif bir sonucun tekrar test edilerek hastalığa sebep olan mikroba karşı gelişmiş olan antikorların doğrulanması gerekebilir. Bu durumda vücudun kendisine yabancı maddelere karşı ürettiği bir savunma aracıdır. Yani Hiv(+) veya Hiv pozitif kişi olması için kanında bu antikor bulunan kişiye denir. Ancak bu şekilde teşhis koyulabilir. Tedavi için; Önce kan değerleri, kan sayımı, lenfosit oranı ve CD4 oranları incelenir ve daha sonra da tedaviye başlanır. Hastalıkların tedavisinde bazen hastalık yapıcı mikrobun cinsine göre değişebiliyor. Penisilin ve benzeri antibiyotikler bakterilere karşı tesirlidir. Tek hücreli canlı mikroplarla meydana gelen hastalıklar da, çeşitli kimyevi maddelerden oluşan ilaçlarla iyileştirilir. Virüs hastalıkları antibiyotiklerden etkilenmezler. Ayrıca hastalıklardan korunmak, iyileşmek veya bağışıklık sistemini geliştirmek için kullanılan aşılar ile ne kadar erken tedavi edilirse, başarı o kadar yüksek olacaktır.

Aids TestiAids Testi Taraması; Hiv bulaşmasından sonra insan vücudunun savunma sistemine yerleşir. Bağışıklık sistemi denen bu savunma merkezi sistemi insanda hastalık yapan mikroplardan ve maddelerden korunması gereklidir. Bu sistem neticesinde her mikrop her zaman hastalığa yol açmaz ve birçok hastalıkta hafif geçebilir. Bazı durumlarda bu virüs vücuda ilk girdiği zaman hiç bir belirti vermeyebilir. Sadece grip ve soğuk algınlığı gibi benzeri rahatsızlıklar olur. Bu bağlamda virüsün bağışıklık sistemi arasındaki bu mücadele yaklaşık on yıl kadar devam eder. Bu süre diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir. İşte bu evrede kan testinin bir zaafı vardır. Yani virüs vücuda girdikten üç ay sonrasına kadar kendini göstermemesidir. Hiv ilerledikçe virüs kendisini kopyalamaya devam eder. Virüsün kopya sayısı ve virüs yükü kanda artar. Bu dönemde elisa testinin gerçek pozitifliğini tespit etme oranı daha yüksektir. P24 Antijen testi hiv virüsüne özgü olan viral bir proteindir. Bu proteinin vücutta saptanması durumunda virüs varlığını ortaya koyar. Bu protein virüs bulaşmasından sonra geçen iki veya altı hafta içinde yüksek düzeyde kanda bulunur. Daha sonra düzeyi düşmeye başlar. Aglütinasyon testi, gerçek pozitifliği tespit edebilme yöntemi gibi fazla sayıda numuneye aynı anda bakılabilir. Prc testi, erken evrede Hiv virüsünün kanda tespiti için kullanılır.

]]>
Aids Yaraları https://www.aidshastaligi.gen.tr/aids-yaralari.html Tue, 11 Dec 2018 06:14:02 +0000 Aids Yaraları, Aids bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Mikrobu Hiv adı verilen bu virüs tarafından meydana gelen diğer hastalıkların belirtileri ile hemen hemen aynıdır. Hiv virüsü soğuk ve gribin özdeşleştiri Aids Yaraları, Aids bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. Mikrobu Hiv adı verilen bu virüs tarafından meydana gelen diğer hastalıkların belirtileri ile hemen hemen aynıdır. Hiv virüsü soğuk ve gribin özdeşleştirilmesi gibidir. Ancak günlük yaşamda aynı odada bulunmak, aynı okulda okumak, aynı havayı solumak ile bulaşmamaktadır. Yani Hiv sağlam deriden geçemez. Bu hastalık sadece üç yolla bulaşmaktadır. Bunlar arasında her türlü cinsel temas, vajinal, anal, oral, kan ve kan ürünleri ve kan bulaşmış malzemeler içindir. Birincil bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Bu nedenle yara ve cilt lezyonları ortaya çıkar. Cilt lezyonlarının olduğu döneme frengi adı verilir. Bu devrede cilt lezyonları kendiliğinden iz bırakmadan kaybolur ve hastalık sessiz bir döneme girer. Bundan sonra hastalık ya hayat boyu sessiz kalır veya hiç bir belirti oluşturmadan üçüncü döneme girer. Be sebeple cilt lezyonları olan ve frengili biriyle cinsel ilişki sonucunda bu hastalık bulaşır. Yıllar sonra frengi, çeşitli iç organlarda hasar oluşturarak tekrar ortaya çıkar. Hastalığın bu evresinde en fazla sinir sistemine hasar verir. Yani sinir sistemi yanında eklemler, karaciğer, kalp ve damarlar gibi birçok organda yapılar ve işlev bozuklukları meydana gelir. Aids yaraları cinsel ilişki sırasında, derideki çatlaklardan bulaşır. Bulaşmasından sonra küçük ve ağrılı sivilce kümesi ortaya çıkar. Daha sonra bu sivilceler birleşir ve yaklaşık 0,5 çapında yaralar meydana getirir. Görüntüsü ise dudaktaki uçuk gibidir. Bazen bu yaralar kendi kendine iyileşebilir. Fakat bu virüs, vücuda bir kez yerleştikten sonra vücutta sessiz kalır ve hayat boyunca zaman zaman tekrarlayan uçuk ataklarına sebebiyet verir.

Aids YaralarıAids Yaraları Tedavisi; Tıpta gelişmeler üzerine Hiv virüsünün iyileşme süreci yaklaşık bir haftada tamamlanır. Bazı durumlarda yaraların geç iyileşmesi, yaraların kabuklanması, kapanmaması açısından başka hastalıkların işareti olabiliyor. Bir yaranın meydana geldiği yeri, ne kadar zamandır devam ettiği ve kanamanın olması gibi durumlar en önemli kriterlerdir. Bu hastalıklar ten kanserleri, cildin damarsal yapılarını bozan iç uzuv hastalıkları, sistemik hastalıklar, uzun süre devam eden alerjik durumlar ve güneş hassasiyetine karşı bir takım hastalıklar gibi iyileşmeyen yaralarla kendini gösterebilir. Bu yüzden vücutta çoğalmasını önleyici tedavi yöntemleri vardır. Tedavinin amacı bağışıklık sistemindeki bozulmayı engellemektir. Şayet bağışıklık sistemi önceden bozulmuş ise yenilenmesi sağlanır. Şöyle ki kandaki virüs miktarı testlerle saptanır. Bu düzeyin en altına indirmek ve burada tutmak hedeflenir. Tedavinin bir başka yararı da bulaştırıcılığın azalması durumudur. Viral tedavi ile düşürüldüğü zaman Hiv enfeksiyonu diğer insanlara bulaşma olasılığını yok eder. Özellikle anneden bebeğe Hiv virüsü geçiş oranı oldukça çok düşük olur. Yine uzun süreli kullanmaya bağlı olan ilaçlar ile vücudun direnç göstermesi sonucunda içeriğinde virüs bulunan kan hücrelerinin de bağışıklık sisteminin yardımıyla da yok olur. Neticede kandaki virüs miktarı oldukça azalmaya başlar. Böylece üremesi durdurulan virüsler çoğalıp başka hücrelere geçiş yapamazlar. Bu sayede hastalığın ilerlemesi önlenmiş olur.

]]>